BROŞÜR

    

T

 

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı

Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi

Şube Müdürlüğü

 

 

  

 

  

 

 

Metin Kutusu:  
“ Kişisel özgürlüğü kaldırılan vatan evladının ceza süresi sonunda topluma yararlı olacak bir elaman olarak yetiştirilmesi gerekmektedir ”
 

 

 

 

 

 

 


2007

DENETİMLİ SERBESTLİK NEDİR ?

Mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim planı doğrultusunda suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamadır.

Batıdaki adıyla ( Probation ) suçluyu Toplum içerisinde tutarak, ona bazı mükellefiyetler ya da koşullar yüklemek suretiyle, özgürlüğüne birtakım kısıtlamalar getiren ve kanunen bu amaca göre kurulmuş birimlerce yürütülen hizmetlerdir.

 

1 Haziran 2005 tarihinde Ülkemizde kurulan denetimli serbestlik sistemi ile; Tutuklama tedbiri yerine adli kontrol tedbiri, hapis cezası yerine eğitim kurumuna devam veya kamu yararına çalışma gibi seçenek yaptırımlara karar verilmekte, Yargılanması devam eden şüpheli ve sanıkların hakim tarafından daha iyi tanınması amacıyla sosyal araştırma raporları düzenlenmekte, Hapis cezası ertelenen veya ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler denetim altında bulunmakta, Uyuşturucu madde kullanan veya bulunduran hükümlülerin rehabilitasyonu sağlanmakta, Suç mağdurlarına yardımcı olunmaktadır.

     Yukarıda belirtilen bu hizmetleri yerine getirmek üzere 133 merkezde denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubeleri kurulmuştur

 

             

DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ VE FONKSİYONLARI

·          Hem suçluya, hem mağdura hizmet vermektedir.

·          Kamu görevlileri ile birlikte çalışan gönüllüler de hizmet vermektedir.

·          Adalet Bakanlığına bağlı Resmi bir Kuruluştur.

·          Denetimli Serbestlik ve Yardım görevinin yanında suçu önleme, rehberlik, yönlendirme, koruma ve rehabilitasyon fonksiyonu da bulunmaktadır.

 

TEMEL İLKELER VE YÜKÜMLÜLÜKLER

          Denetimli Serbestlik ve Yardım ile Koruma Hizmetlerinde “İnsan onuruna Saygı ve Dürüstlük, Gizlilik ve Tarafsızlık, Çocuğun Yüksek Yararı ” ilkeleri uygulanır.

Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak şube müdürlüğünün hazırladığı programa, denetim planına, denetimli serbestlik şubelerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak zorundadır.

 

KORUMA KURULLARININ GÖREVLERİ

                5402 sayılı yasa ile kurulan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları ile koruma kurulları kurulmuştur.

 

Ø        Suçtan zarar gören (mağdur) kişilerin suç nedeniyle karşılaştıkları, sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde yardımcı olmak

Ø        Ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin meslek veya sanat edinmelerinde, iş bulmalarında, sanat sahibi olanlar ile tarım işletmeciliği yapmak isteyenlere araç ve kredi sağlanmasında, işyeri açmak isteyenlere yardım edilmesinde ve karşılaştıkları diğer güçlüklerin çözümünde yardımcı olmak.

Ø        Salıverilen çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerini devam etmelerini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak; salıverilen diğer hükümlülerle de bu konuda yardımcı olmak

Ø        Suçtan zarar gören veya ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler ile çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik şube müdürlüğü tarafından hazırlanan projeleri görüşmek ve karara bağlamak.

Ø        Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.     

 

DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM İLE KORUMA KURULLARININ FAYDALARI

1) Sonuç olarak, kişi Ceza İnfaz Kurumuna girmeyeceği için devlet bütçesine önemli bir EKONOMİK YARAR sağlanmaktadır.

2) Kişi mahkum olduğu ceza ve tedbiri kendi sosyal çevresi içerisinde, kendisine ve topluma yararlı faaliyetlerde bulunarak çekeceğinden, rehabilitasyonu daha kolay olacak ve toplumla daha çabuk bütünleşecek ve ödeşecektir. Böylece önemli bir SOSYAL YARAR sağlanmaktadır.

3) Kişi Ceza İnfaz Kurumuna girmediğinden bu kurumlarda yaşanan aşırı kalabalıklaşma ve bunun beraberinde getirdiği asayiş ve güvenlik sorunlarıyla daha az karşılaşacaktır. Salıverilen çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerine yardımcı olması, hükümlülerin topluma uyum sağlamalarını kolaylaştırması ve yeniden suç işlemelerini önlemeye çalışması nedeniyle sistemin önemli oranda GÜVENLİK YARARI bulunmaktadır.

 

DENETİMLİ SERBESTLİK SİSTEMİ CEZA ADALET SİSTEMİNİN

4 AŞAMASINDA HİZMET VERMEKTEDİR.

1)       Soruşturma aşaması

2)       Yargılama aşaması

3)       Yargılama sonrası ve,

4)       Salıverilme sonrası aşamalar.    

                              

DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİNİ İLGİLENDİREN KANUN MADDELERİ

 

ADLİ KONTROL ( CMK. 109/3-a,b,c,d,e,f,g,h,i )

 a) Yurt dışı çıkış yasağı

 b) Belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde başvurma

 c) Çağrılara ve Kontrol tedbirlerine uyma

 d) Taşıtları kullanamamak ve Sürücü belgesini teslim etmek

 e) Tedavi veya Muayene tedbirine uyma

 f) Güvence parası yatırma

 g) Silah bulunduramamak ve taşıyamamak

 h) Mağdurun haklarının güvence altına alınması

 i) Aile Yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ve

    Nafakanın ödenmesine dair güvence parası yatırma

 

ÇKK. 20/1-a,b,c

  a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak

  b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak  

      bazı yerlere gidebilmek

 c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama

 

CMK 231/8-a,b,c

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

           a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

             b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

             c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

 

TCK.50/1-c,d,e,f
 c)
Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının veya   Yükümlülüğünün yerine getirilmesi                             
 d)
Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma yaptırımının yerine getirilmesi
 e)
Ehliyet ve Ruhsat belgelerinin geri alınması ve belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma
 f)
Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı veya yükümlülüğünün infazı

 

TCK. 51/4-a,b,c

 a) Bir meslek ve sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu   

     amaçla bir eğitim programına devam etmesi

 b) Bir meslek  veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılması

 c) Çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam etmesi

 

TCK. 51/5

Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

 

TCK. 53/5,6

5) Hükümlü hakkında verilen hapis cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir.

6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

 

 

 

 

TCK. 58/9

Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

 

TCK. 191/2,3,4,5,6

“MADDE 191”

(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

             (2) Bu suçtan dolayı açılan davada mahkeme, birinci fıkraya göre hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir.

             (3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

             (4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan fazla olamaz.

             (5) Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilir.

             (6) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabilir. Bu durumda, hükmolunan cezanın infazı ertelenir. Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir.

 

TCK. 221/5

5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.

 

ÇKK. 36 ( ÇKK’ nun 19 veya 23.Maddeleri Delaletiyle)

Hakkında Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan,hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilir.

 

ÇKK. 23/1

"MADDE 23 – (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır."

 

 

CGTİHK. 105/4

4) İki yıl veya daha az süre ile hapis cezasına mahkûm olanlardan, hükümlülük süresinin yarısını iyi hâlle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmiyet sürelerinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına mahkemece karar verilebilir.

 

CGTİHK. 107/7,8,9

7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir.

8) On sekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.

9)Hâkim, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

 

CGTİHK. 108/4,6   ( MÜKERRİRLER )

4) Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

5) Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

 

CGTİHK. 110/2

a) Kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları altı ay,

    b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları bir yıl,

    c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları üç yıl,

    veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkemece veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir.

 

TÜRK ADALET SİSTEMİNDE ÇALIŞMA CEZASI:

Temel ceza yasalarındaki değişiklikle birlikte sisteme dahil olan kamu yararına çalışma cezası, hükümlünün işlediği suçun bedelini topluma bir ölçüde geri ödemesini öngörmektedir. Çalışma cezası ücretsiz çalışma ve ücretli çalışma olarak iki başlık altında toplanmaktadır.

 

KAMU YARARINA ÇALIŞMA CEZASI NEDİR?

 

KAMU YARARINA ÜCRETSİZ ÇALIŞMA CEZASI:

Ücretsiz çalışma TCK. 50/1-f maddesi ile CGTİHK. 105/4 maddesinde düzenlenmiştir. Hapsin alternatifi olan bir cezadır. Hükümlünün cezaevinin olumsuz şartlarından etkilenmemesi ve sosyal yaşamına devam ederek bu cezasının toplum içinde infazı amaçlanmaktadır.

Hükümlünün çalışma cezasını kabul etmesi halinde, bu cezanın infazı için gereken zorunluluklara uyması gerekmektedir. Hükümlü çalışacağı işe devam etmek ve oradaki çalışma şartlarına uygun davranmak zorundadır. Aksi halde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir.

ÜCRET KARŞILIĞINDA ÇALIŞMA TEDBİRİ:

Ücretli çalışma TCK. 51/4-b maddesi ve CGTİHK. 107/7 ile CMK 231/8-b  maddelerinde düzenlenmiştir.

Buradaki çalışmayı ceza gibi düşünmemek gerekir. Burada doğrudan hükümlünün iyileştirmesi esas alındığından, hükümlünün çalıştırılmasına yönelik bu tür kararlar esasında bir tedbir niteliğindedir. Ücret karşılığında çalışma tedbiri bir meslek veya sanat sahibi olan hükümlülere uygulanmaktadır.

 

“Toplumda iyilik ve kötülük bireylerle ortaya çıkar. Toplumu eleştirmek değil eksiklerini gidermek için çabalamak gerekir.” (Victor HUGO)

            

 

       

 

 

İLETİŞİM

 

Adres      : Osmaniye Adalet Sarayı C Blok Zemin Kat.

Telefon    : Adliye Santral:0328 826 18 64

Şube        : 0328 826 18 68 

Faks        :  0328 826 18 69

e-mail      : dsm.osmaniye@adalet.gov.tr.